TİTREŞİM ÖLÇÜMÜ

El, Kol ve Vücut Titreşim Ölçümü , Çalışanların Titreşim ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik gibi Ulusal ve Uluslararası mevzuatlardan yararlanılarak, konusunda uzman personellerimiz tarafından gerçekleştirilmektedir.

DENEY ADI DENEY METODU
KİŞİSEL TİTREŞİM MARUZİYET ÖLÇÜMÜ TS EN ISO 5349-1
TS EN ISO 5349-2
TS ISO 2631-1


TİTREŞİM İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER
• Titreşim Nedir
• Titreşimlerin Nedenleri
• Titreşim kaynakları
• Titreşimlerin Etkileri
• Temel Kavramlar
• Serbest Titreşim
• Periyodik Titreşim
• Harmonik Titreşim
• Zorlanmış Titreşim
• Titreşimin (yer değiştirme, hız, ivme cinsinden) rms değeri
• Titreşimden Etkilenme Sınırı
• Titreşim Ölçümü
• Titreşim ölçüm cihazlarından istenen özellikler

Titreşim nedir?
Bir sistemin denge konumu civarında yapmış olduğu salınım hareketine titreşim denir. Eğer yapılan salınım hareketi T saniyede kendini tekrar ediyorsa böyle hareketlere periyodik hareket denir. En basit periyodik hareket harmonik hareket adını alır.
Titreşimlerin Nedenleri;
Sistemlerdeki titreşimler, dış kuvvetler ve sistemin bu dış kuvvetlere cevap verme özelliğinden kaynaklanır.
Dış Kuvvetler:
• Sistemin bağlı olduğu temelden gelen kuvvet
• Dönen sistemlerde dengelenmemiş kütleler,
• Motorlarda gidip-gelen kütleler,
• Darbe, deprem, vb. nedenlerle oluşan herhangi bir kuvvet olabilir.
Titreşim kaynakları:
• Her türlü endüstriyel makinalardan kaynaklanan titreşim
• Karayolu ve raylı ulaşım araçlarından kaynaklanan titreşim,
• Binalarda kullanılan makine ve teçhizat, vb. hareketli sistemler titreşim kaynakları olarak görülmelidir.

Titreşimlerin Etkileri:
• Gürültü
• Yüksek gerilmeler
• Aşınma
• Malzeme yorulması gibi istenmeyen sonuçlara neden olurlar.

Titreşime maruz kalan insanlarda:
• Fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar (yorgunluk, dikkat azalması, ortopedik rahatsızlıklar, sakatlıklar, iş kazaları, vb. )
• Yaşam kalitesinde olumsuz etkiler
• Çalışma performansının azalması
Serbest Titreşim:
• Bir sistemin üzerinde hiç bir kuvvet yokken, sadece başlangıçta uygulanan bir kuvvet veya hareket nedeniyle yaptığı titreşimlerdir.
Periyodik Titreşim:
• Kendisini belirli bir zaman sonra tekrar eden titreşim şekli.

Harmonik Titreşim:
• Bir sinüs dalgası şeklinde değişen titreşim hareketidir.
Titreşimin (yer değiştirme, hız, ivme cinsinden) rms Değeri:
• Belirli bir zaman aralığında ölçülen titreşim değerlerinin karelerinin ortalamasının kare kökü
Tepeden tepeye mesafe titreşimin genliğinin alacağı büyük ve en , küçük değerleri gösterdiğinden özellikle titreşim yer değiştirmesinin önemli olduğu veya en büyük gerilmelerin dikkate alınması gerektiği yada mekanik boşlukların önem taşıdığı yerlerde kullanışlıdır. Tepe değeri özellikle kısa zaman aralığında olan şok titreşimleri göstermesi açısından önemlidir.
Ortalama değer zaman içindeki değişimi de göz önüne almakla beraber uygulamadan fiziki bir değere doğrudan doğruya bağlaştırılmadığından fazlaca bir önem taşımaz. RMS değeri ise titreşim ölçümlerinde en uygun değeridir. Bunum sebebi titreşimin zamana bağlı olarak değişmesini de dikkate almakla beraber, titreşimin ihtiva ettiği enerji miktarı, yani titreşimin tahrip gücüyle doğrudan bağlandırılabilir.
Tepe Değer:
Verilen bir zaman aralığındaki en yüksek titreşim değeri.
Zorlanmış Titreşim:
• Dış kuvvetlerin etkisi altında olan sistemin titreşimidir
• Kararlı Titreşim (Deterministik)
• Random Titreşim
Random(Gelişigüzel) Titreşimler:
Çalışan bir elektrik motorunda veya otomobilinizi çalıştırdığınızda hissettiğiniz titreşimler gelişigüzel titreşimlerdir. Gerçek hayatta, eğer özel olarak yaratılmıyorsa, düzgün salınındı titreşimlere rastlamak mümkün değildir.
Titreşimden Etkilenme Sınırı:
• Titreşimin; insan sağlığı, performansı ve konforu üzerinde oluşturduğu fizyolojik ve psikolojik etkiler
• Yapılarda, köprülerde ve diğerlerinde oluşturduğu hasarların başlama sınırlarındaki, titreşim ivmesi, hızı, genliği, frekansları ve etkilenme süresi gibi parametrelerle ortaya konulmuş kriterleri ifade eder.
• Frekans Aralığı İnsan yapısı kaynaklar nedeni ile oluşan titreşim: 1 - 150 Hz
• Deprem gibi doğal kaynaklar nedeniyle oluşan titreşim: 0,1 – 30 Hz
• Rüzgar uyarması nedeniyle oluşan titreşim: 0,1 – 2 Hz

Titreşim Ölçümü:
Yönetmeliğe göre titreşim ölçüm parametresi m/s2 cinsinden titreşim hızı tepe değeridir.
Titreşim ölçüm cihazlarından istenen özellikler:
• Titreşimlerin ölçülmesi
• Titreşimlerin kayıt ve analiz edilmesi
• Titreşimlerin değerlendirilmesi
Titreşim Ölçüm Cihazları:
• Deplasman ölçerler
• Hız ölçerler
• ivme ölçerler
• Sinyal kuvvetlendiriciler
• Frekans çözümleyiciler
• Titreşim ölçüm ve analizörleri
TİTREŞİM VE İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
İnsan sağlığına etki eden fiziksel etkenler arasında titreşim önemli bir yer tutmaktadır.
İnsanın maruz kaldığı 2 tip titreşim vardır.
1 - Tüm Vücut Titreşimi
2 - El Kol Titreşimi
İnsan vücudu üzerinde titreşimlerin etkilerini daha iyi anlamak için bazı terimlerim bilinmesi gereklidir.
Frekans : Hertz olarak açıklanır. Mesleksel çevrede genellikle birden fazla titreşim frekansı aynı anda meydana gelmektedir ve bu da titreşim spektrumu olarak açıklanabilmektedir. Titreşim yönü ve büyüklüğü olan bir vektör niceliğindedir.
Yer değiştirme : normal dinlenme pozisyonundaki bir objenin, belirli bir zamandaki titreşim durumundaki pozisyonu arasındaki mesafedir (birimi inç ,feet, cm, mm ).
Hız : Hareket eden bir objenin hızı, yer değiştirmenin zamana oranıdır (m/sn). Hareket eden objenin hızı genellikle zaman boyunca değişir. İvme ise hızdaki değişikliğin zamana oranı olup birimi m/s2 dır. İvme belirli kısımlardaki ölçüm kolaylığı nedeni ile, titreşim yoğunluğu ve büyüklüğünün ölçümünde sıklıkla kullanılmaktadır ve bu parametreden titreşimin hızı ve yer değiştirmesi hesaplanır.
Rezonans : Optimum şartlarda titreşen kaynakta titreşim enerjisinin maksimum transferi, vücut tarafından gelen gerçek yükseltme ile vücudun gelen titreşimle ilişkili davranması ve titreşimin vücut üzerindeki etkilerinin artmasıdır.


El Kol Titreşimi
El kol titreşimine maruziyet esnasında hasar ile ilişkili değişkenler:
• Titreşimin Karakteristikleri
• Titreşim Büyüklüğü ( r.m.s, tepe)
• Titreşim Frekansı (spektrum, dominant frekanslar)
• Titreşim Yönü ( x,y,z eksenleri )
• Araçlar veya İşlemler
• Araç dizaynları( taşınabilir, sabit)
• Araç tipi ( vurgulu, dönen, dönerek vurgulu)
• Titreşim Maruziyet Koşulları
• Titreşim Süresi( Günlük, yıllık maruziyetler)
• Titreşime Maruziyet şekli ( Sürekli, kesikli, dinlenme periyotları)
• Toplam titreşim maruziyet süresi.
• Titreşime maruz kalınan bölgedeki Çevresel Şartlar
• Titreşime Maruz kalınan bölgedeki Ortam sıcaklığı
• Nemlilik
• Gürültü
• Parmak el- kol sisteminin dinamik cevabı ve titreşimin iletilebilirliği
• Absorbe edilen enerji
Kişisel Karakteristikler
• Çalışma metotları ( kavrama kuvveti, itme kuvveti, el-kol postürü, vücut pozisyonu)
• Sağlık
• Eğitim
• Beceriler
• Eldiven kullanımı
• Hasara karşı kişisel hassasiyet

Güçlendirilmiş aletler veya işlemlerden meydana gelen mekanik titreşim, ellerin palmar
yüzeyinden veya parmaklardan vücuda giren ve elle geçen titreşim olarak isimlendirilir.
Elle geçen titreşimin diğer bir ismi de el-kol titreşimidir. Güçlendirilmiş aletleri kullanarak çalışan operatörler birkaç endüstride yaygındır. El - kol titreşimine mesleksel maruziyetlere, güçlendirilmiş aletlerin üretimde kullanımı, (Vurgulu metal çalışmaları, öğütücü makineler, diğer dönen cihazlar, kömür madenciliğinde taş çekiçleri, kaya delgi aletleri, ziraat tarım ve ormancılıkta kullanılan zincir testereler, elle tutulan öğütücü makineler) örnek olarak verilebilir. El - kol titreşimine aşırı maruziyetler, kan damarlarında, sinirler, kaslar ve eklemlerde rahatsızlıklara sebep olabilmektedir.
El - kol titreşim sendromu ile ilgili olan başlıca semptomlar :
• Dolaşım rahatsızlıkları,
• Periferal nörolojik rahatsızlılar
• Kemik ve eklem rahatsızlıkları,
• Kas rahatsızlıkları ve diğer rahatsızlıklardır.
Motora binme veya evde titreşen aletleri kullanma nedeniyle el kol titreşime maruz kalınabilir, fakat yüksek amplitüd ve uzun süreli maruziyetler sağlık problemlerine sebebiyet verebilir. El - kol titreşimine mesleksel maruziyetler ve sağlık problemleri arsındaki ilişki çok basit değildir.
Titreşimin geçişi hem titreşimin fiziksel karakterine hem de elin dinamik cevabına bağlıdır.
İletilebilirlik ve Özdirenç
Yapılan deneysel çalışmalar, insan üst ekstremite eklemlerinin mekanik direncinin kompleks
olduğunu göstermiştir. El kol sisteminin bir özdirenci, uyarılma ekseni konusunda el kol sisteminin yönelimi, uygulanan kuvvetler, titreşimin amplitüdü, frekansı ve yönü ile açıklanan değişiklikler gösterir. Üst ekstremite eklemlerin çeşitli kısımlarının yapısal farklılıkları nedeniyle özdirençte de farklılıklar görülmektedir.
Genel olarak yüksek titreşim seviyelerinde sıkı el kavramaları olduğu zaman daha büyük öz direnç ile sonuçlanabilmektedir. Bununla birlikte özdirençlerdeki değişim hem kişiler arasında hem de kişinin kendisinde değişebildiği gibi titreşim uyaranlarının yönü ve frekansına büyük ölçüde bağlı olduğu bulunmuştur. Çeşitli çalışmalarda el kol parmak sistemi için rezonans bölgesi 80 ile 300 hz arasında olduğu belirtilmiştir.
İnsan kolu boyunca titreşim geçişi ölçümleri, 50 hz titreşim frekansında kol ve önkol boyunca küçük bir zayıflama ile geçiştiğini göstermiştir.
El dirseğinde zayıflatma kolun postürüne bağlıdır. Dirsek ekleminde fleksiyon açısının artması ile titreşim geçişi azalmaya eğilim göstermektedir. 50 hz üzerinde titreşim frekanslarında, frekansın artması ile titreşim geçişi progresif olarak azalır, 150-200 hz üzerinde geçişlerde büyük çoğunluk el ve parmak dokularında dağılır. Geçişebilirlik ölçümlerinden şu sonuç çıkartılabilir: Yüksek amplitüd düşük frekans titreşimler (vurgulu araçlar) el bileği el dirseği ve omuzlardan sorumlu olabiliyorken, titreşimin yüksek frekans bölgesi el ve parmakların yumuşak yapılarındaki hasardan sorumlu olabilmektedir.
El Kol Dinamiklerini Etkileyen Faktörler
Titreşim maruziyetinden meydana gelen yan etkiler, üst ekstremite bağlantı noktalarında
dağıtılan enerji ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Enerji absorbsiyonu titreşim kaynağına
el kol sistemi birleştirilmesini etkileyen faktörlere bağlıdır. Kavrama kuvvetinde değişiklikler,
statik kuvvet, parmak cevabındaki dinamik cevap modifikasyonu, el ve kola geçişen enerji
miktarına bağlıdır. Örneğin kavrama enerji absorbsiyonu üzerinde dikkate değer bir etkiye
sahiptir. Genel olarak el kavrama kuvveti ne kadar artarsa, el kol sistemine titreşim geçişi o
kadar büyür.
Akut Etkiler
Titreşim çeşitli deri mekano reseptörleri tarafından hissedilir. Bu reseptörler ellerin ve parmak derisi yüzeyinde yüzeyin subkutan dokularında ve epidermde mevcuttur. Onlar iki kategori içinde sınıflandırılır. Bunlar yavaş ve hızlı adaptasyona ve reseptörlerin özelliklerine göredir ve bu üniteler statik basınca ve basınçtaki yavaş değişikliklere cevap verirler. Hızlı adapte olan üniteler ise, 8 ile 400 hz frekans aralığında titreşim hassasiyetinden sorumludurlar ve uyaranlardaki hızlı değişikliklere cevap verirler. Deneysel çalışmalar, frekansların artması ile hem konfor hem de titreşim seviyelerindeki rahatsızlığın arttığını ve titreşime insan hassasiyetinin azaldığını göstermiştir. Dikey yönde titreşimler diğer yönde olanlardan daha rahatsız edici bir özelliğe sahiptir. Sübjektif konforsuzluk, titreşimin spektral kompozisyonu ile ve titreşen elin kavrama kuvvetinin bir bileşkesi olarak bulunabilir.
El- kol titreşimine akut maruziyetler, vibrotaktil eşikte geçici bir artışa neden olur. Geçici eşik değişmelerinin büyüklüğü zaman içinde geri kazanılabilir ve birkaç değişken tarafından etkilenir. Bunlara örnek olarak uyaran karakteristikleri, frekans, amplitüd, süre, titreşime daha önceki maruziyetler, kişinin yaşı olduğu kadar, temperatür de verilebilir. Soğuğa maruziyet, titreşim tarafından meydana getirilen taktil depresyonu alevlendirir. Çünkü düşük sıcaklık parmak dolaşımında vazokonstrikjtif etkilere sahiptir ve parmak deri temperatürünü azaltır.
Soğuk çevrede çalışan işçilerde titreşime sürekli maruziyetler, taktil hassasiyetin akut bozukluğuna, manipulatif beceride azalmaya, duyusal algılamada kalıcı azalmaya yol açabilir ve bu durum akut kazalanma riskini arttırarak iş aktivitesini kısıtlayabilir. Titreşimden meydana gelen kemik ve eklem hasarları tartışmalı bir olaydır. Çeşitli araştırıcılar elle tutulan titreşen aletleri kullananlarda görülen kemik ve eklem rahatsızlıklarının spesifik olmadığım, ağır el işleri nedeniyle yaşlanma proseslerinin olaya katkıda bulunduğunu açıklamışlardır. Diğer yönden bazı araştırıcılar ise, el bileğinde , ellerde, dirseklerdeki, değişikliklerin karakteristik olduğunu uzun süre elle geçişen titreşime maruziyet nedeni ile olduğunu açıklamışlardır. Kömür ve yol yapım ve metal ile çalışan işçilerde yüksek amplitüd düşük frekans titreşimlere maruziyetlerde el bileğinde ve dirsekte osteoartroz bulgularında aşırı artışlar gözlenmektedir.
Bunlara ilave olarak zincir testere ve öğütme makinelerinden kaynaklanan yüksek frekanslı
titreşimlere maruz olan çalışanların üst ekstremitelerinde eklem rahatsızlıkları ve dejeneratif kemik rahatsızlıkları prevalansında artış da gözlenmektedir. Ağır fiziksel efor, güçlü kavrama ve diğer biomekanik faktörler, vurucu aletlerle çalışan işçilerde bulunan iskeletsel hasarların yüksek oranda görülmesine deden olmaktadır.
Lokal ağrı, şişme ve eklem sertlikleri ve deformiteleri kemik ve eklem dejenerasyonu
radyolojik bulguları ile ilişkili olabilmektedir.
Titreşen cihazları ile çalışan işçiler eller ve parmaklarda uyuşukluk ve sızlama ile deneyimlidirler. Eğer titreşim maruziyeti devam ederse bu semptomlar kötüleşme eğilimi gösterir ve iş kapasitesini ve günlük aktiviteyi de etkileyebilir. titreşime maruz işçilerin klinik muayenelerinde vibrator taktil ve termal eşiklerde bir artış gözlenmektedir.
Sürekli olarak titreşime maruziyetler, sadece deri reseptörlerinin eksitasyonunun baskılamaz, aynı zamanda ödem ve fibrozisi takip eden ve sinir lif kayıpları gibi parmak sinirlerinde patolojik değişikliklere de sebep olabilir.Titreşime maruz işçilerde epidemiyolojik çalışmalar, periferal nörolojik rahatsızlıkların prevalansınm ve çok geniş araç tiplerini kullananların duyusal kayıplarının etkilenmesinin %1 ile %80 oranında değiştiğini göstermiştir. El kol titreşiminin nörolojik komponentleri için klinik muayene sonuçları ve objektif testler ve semptomlara göre üç evreden oluşan bir skala Stockholm Workshop 86 da önerilmiştir.
Titreşim nöropatilerini, diğer nörpopatilerden ayırmak için dikkatli ayrımsal teşhis gereklidir. Karpal Tünel Sendromu(KTS), titreşen cihazları kullanan işçilerde, kaya delgi operatörlerinde ve orman işçilerinde daha fazla görülmektedir. Titreşen cihazları tutarak çalışan işçilerde, el bileği ve el üzerindeki ergonomik stresörlerin (tekrarlanan hareketler, güçlü kavrama kuvveti) Karpal Tünel Sendromunun gelişmesine katkıda bulunduğuna inanılmaktadır. Duyusal ve motor sinir liflerinde elektromyografik ölçümler diğer nörolojik hastalıklardan KTS'u ayırmakta faydalı olabilir.
Titreşime maruz işçiler kol ve ellerde ağrı kas zayıflığından şikayetler daha fazla görülmektedir. Bazı kişilerde kas yorgunluğu yetersizliğe sebep olabilir. El kavrama kuvvetinde azalma motor testere çalışanlarında gözlenmiştir. Direk mekanik hasar veya periferal sinir hasarı kas semptomları için mümkün etiyolojik faktörler olarak öne sürülmektedir. Üst ekstremitelerde tendinit, tenosinovit, elin palmar dokusunun fasial yüzeyinin hastalıkları gibi iş ile ilgili hasarlar titreşime maruz işçilerde görülmektedir. Bu hastalıkların ağır manuel işlerden ve elle geçen titreşimden meydana geldiği tartışmasızdır.
Raynoud Fenomeni
Soğuğa karşı parmakta vazospartik cevaba benzeyen gözlemler 1862' de Maurice Raynaud tarafından yapıldı. Yine aynı belirtilere benzer gözlemler 1918 de A.B.D de Alice Hamilton ve daha sonra çeşitli araştırıcılar tarafından yapıldı. Literatürde çeşitli isimlerle; ölü veya beyaz parmak Mesleksel orijinli Raynoud Fenomeni, travmatik vazospastik hastalıklar veya daha güncel olarak titreşimden oluşan beyaz parmak ismi (VBP) ile titreşimden oluşan vasküler hastalıklar tanımlanmaktadır. Klinik olarak VBP, parmak arterlerinin kasılması ile meydana gelen soluk beyaz parmak belirtileri ile karakterizedir. Bu ataklar genellikle 5 ile 30-40 dakika arasında süren soğuk ile harekete geçer. Bu atak esnasında taktil duyuda tamamen bir kayıp gözlenebilir. Düzelme fazında yaygın olarak ılık veya lokal masaj ile hareketlenir, damarlarda kan akışı artışının bir sonucu olarak etkilenen parmaklarda kırmızılık görülmeye başlar. Nadir olarak ilerlemiş vakalarda tekrarlanan ve ciddi parmak vazospastik ataklar, parmak uçları ve derilerinde tropik değişikliklerde yol açabilir. titreşime maruz işçilerde soğuğun oluşturduğu Raynoud Fenomeni' ne, bazı araştırıcılar merkezi vazokonstriktif refleksin alevlenmesinin neden olduğunu, bazı araştırıcılar ise titreşimin parmak damarlarında meydana getirdiği lokal değişikliklere (fonksiyonel reseptör değişiklikleri, endotelial hasar, kas duvarı kalınlaşması) yol açtığı şeklinde açıklamışlardır.




VBP' i objektif olarak teşhis etmek için birkaç laboratuar testi mevcuttur. Bu testlerin çoğu parmakların ve elin soğutma öncesi ve soğutma sonrası basınç ve veya parmak kan akımı veya parmak deri sıcaklığı ölçümüne ve soğuk provokasyonuna dayanmaktadır.
Epidemiyolojik çalışmalar VPB prevalansının %1 ile %100 arasında değişen çok geniş bir aralıkta olduğunu göstermiştir.
Diğer Rahatsızlıklar
Çeşitli çalışmalar VBP ile etkilenen işçilerde işitme kayıplarının, titreşen cihazları kullanan işçilerde gürültü maruziyetleri ve yaşlanmanın temelinde beklenen den daha fazla olduğunu göstermiştir Bu olay, VBP olan kişilerde iç kulak içinde titreşimin meydana getirdiği kan damarlarında refleks sempatik vazokonstrüksiyon nedeni ile işitme bozukluğuna ilave bir risk
olarak açıklanmıştır. Titreşime maruz işçilerde periferal hastalıklara ilave olarak , merkezi sinir sistemi ve endokrin sistemin tutulumunu etkileyen diğer sağlık riskleri, titreşim hastalığı olarak isimlendirilen klinik tablo, (sürekli yorgunluk baş ağrısı, uyku bozuklukları, cinsel güçsüzlük ve EEG de anormal bulgular gibi şikayetler de görülebilmektedir.
Kişilerde bulunan bu bulguların elle geçişen titreşim maruziyeti ve merkezi sinir sistemi hastalıkları arasındaki hipotezlerin açıklanması, dikkatli ve itinalı bir şekilde dizayn edilmiş epidemiyolojik ve klinik araştırmalar yapılmalı ve yorumlanmalıdır.
Standartlar
El - kol titreşimin ISO 5349 'e göre ölçümü, titreşim uyaranına elin frekansa bağlı hassasiyetinin yaklaşık değerinin veren frekans ağırlıklı eğrinin kullanımı tavsiye eder. ISO 5349 'a titreşime günlük maruziyet (ah,w)eq(4) m/s2 r.m.s olarak belirtilen 4 saatlik bir periyot için enerji frekans ağırlıklı ivme ifadesi ile açıklanabilir.


Titreşim Ölçümleri, Titreşim Maruziyetinin Belirlenmesi ve Titreşimden Korunma
El-kol titreşiminin sebep olduğu hastalıkların veya zararlarının önlenmesi için teknik ve tıbbı yöntemlerin bilinmesi ve yerine getirilmesi gerekir.
Üreticilere ve kullanıcılara uygun tavsiyelerin yapılması gereklidir. Yönetimle ilgili ölçümler, titreşen cihazları kullanan operatörlerde makineye güvenli adaptasyon ve doğru iş pratiklerini ve yeterli bilgi ve eğitimi de kapsamalıdır.
Çünkü titreşime sürekli maruziyetlerin titreşimden oluşan zararları artırdığı bilinmektedir. Çalışma programları dinlenme periyotlarını da içerecek şekilde düzenlenmelidir. Cihazların bakımları ve periyodik titreşim ölçümleri dikkatli bir şekilde sürdürülmelidir. titreşime maruz işçilerde işe giriş muayeneleri ve belirli aralıklarla periyodik muayeneler düzenli olarak yapılmalıdır.
Titreşime maruz işçilerde, titreşim maruziyeti ile oluşan sağlık risklerinin bilgilendirilmesi ve titreşimin meydana getirdiği hastalıkların erken dönemde teşhisi ve sağlık durumlarının değerlendirilmesi çok önemlidir. Titreşim nedeni ile artmış olan şikayetlere gerekli özen gösterilmelidir ve izlenmelidir.
Etkilenen işçiler için titreşim maruziyetinden kaçınılması ve azaltılmasına, hem semptomların ciddiyetinin hem de tüm çalışma işlemlerinin karakteristikleri dikkatlice ele alındıktan sonra karar verilmelidir. İşçilerin vücudunu ılık tutmak için uygun giysiler giydirilmeli, periferik dolaşımı etkileyen bazı ilaçların kullanımı, sigara, alkol, tütün tüketiminden kaçınılması
tavsiye edilmelidir.
Eldivenler elleri ılık tutmak için ve çeşitli travmalardan korumak için faydalı olabilmektedir. Anti titreşim eldivenleri olarak isimlendirilen eldivenler, bazı cihazlardan meydana gelen yüksek frekansların isolasyonunu sağlayabilir.
Tüm Vücut Titreşimi
Tüm vücut titreşimini desteklenen yüzey boyunca tüm vücuda geçer (ayaklar, kalçalar veya sırt). Bir aracı süren bir kişi, eğer arkası tarafından destekleniyor ise , arkasından olduğu kadar, kalçaları boyunca da tüm vücut titreşimine maruz kalır.
Tüm vücut titreşimine mesleksel maruziyetler, temel olarak nakliye işletmesinde ve bazı endüstriyel işlemlerde olabilir. Kara deniz ve hava taşımacılığında, zarara sebep olan ve aktiviteyi kısıtlayan, konforsuzluğa sebep olan titreşimler meydana gelir.
Tüm mekanik yapılar gibi, insan vücudu da, vücudun maksimum bir mekanik cevabın gösterdiği yerde rezonans frekansa sahiptir. İnsanın titreşime cevabı yalnızca rezonans frekansı terimi ile açıklanamaz. Vücutta birçok rezonanslar vardır ve rezonans frekansları posture ve kişisel cevaba göre değişebilir. Vücudun hareketine sebep olan titreşimin tarzını açıklamakta sık olarak kullanılan vücudun 2 mekanik cevabı vardır.
İletilebilirlik ve Özdirenç
İletilebilirlik, oturma yerinden başa transfer edilen titreşimin bir kısmını gösterir. Vücudun
iletilebilirliği, büyük ölçüde titreşimin frekansına , titreşim eksenine ve vücut postürüne bağlıdır. Oturur durumda iken dikey titreşim baş kısmında birkaç eksende titreşime sebep olur.
Vücudun mekanik özdirenci her bir frekansta vücudun hareket etmesi için gerekli olan gücü
gösterir. Her ne kadar bu özdirenç vücudun kütlesine bağlı olmasına rağmen vücudun dikey
özdirenci yaklaşık olarak 5hz de rezonans gösterir. Vücudun mekanik özdirenci, bu rezonans
da dahil olmak üzere, oturma yerinden iletilen titreşimin özelliğine göre büyük etkiye sahiptir.
Titreşim, Titreşim maruziyet süresi, vücudun değme noktası, Titreşimin yönü, titreşim frekansı
ve ivmesi nedeniyle konforsuzluğa sebep olabilir. Oturan bir kişi için dikey titreşimler, titreşimin büyüklüğü oranında artan herhangi bir frekans nedeni ile konforsuzluğa sebep olabilir. titreşimin yarıya indirilmesi titreşimden oluşan konforsuzlukları da yarıya indirecektir.
Titreşim tarafından meydana getirilen konforsuzluk uygun ağırlıklı frekans kullanılması ile tahmin edilebilir ve meydana gelen konforsuzluk şematik bir skala ile açıklanabilir. Titreşim konforsuzluğu için faydalı bir limit yoktur. Kabul edilebilen konforsuzluk bir çevreden diğerine değişir. Binalardaki titreşimin kabul edilebilir büyüklüğü titreşim algılama eşiklerine yakındır. titreşimin yönü, süresi ve frekansı da dahil olmak üzere yapının kullanımına bağlı olduğu kabul edilmektedir. Binalardaki titreşimin değerlendirilmesi için çeşitli kuruluşlar tarafından standartlar verilmiştir.
Titreşim giriş (gözler tarafından elde edilen) veya çıkışla ilgili (kompleks merkezi prosesleri, el ve ayak hareketleri) olan bilgileri bozabilir.(öğrenme karar verme). Tüm vücut titreşiminin en büyük etkileri giriş işlemleri üzerine (görme) ve çıkış işlemleri (kontrol) üzerinedir.
Tüm vücut titreşiminin etkisi temel olarak görme ve kontrol üzerinedir. Titreşimin görme ve manuel kontrol üzerine etkileri, vücudun etkilenen kısımlarının hareketlenmesine sebep olmaktadır. Bu etkiler el veya göze titreşim iletilmesinin indirgenmesi ile azaltılabilir, rahatsızlığın daha az hissedilebilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Gerekli olan düzenlemeler ile görme ve manuel kontrol üzerindeki etkileri önemli ölçüde azaltılabilir.
Basit kavrama ile ilgili görevler, heyecan veren değişiklikler, motivasyon veya giriş - çıkış ile
ilgili direk etkilerden etkilenmez gibi görünmektedir. Fizyolojik fonksiyonlardaki değişiklikleri laboratuar ortamı çevresinde, kişilerin alışık olmadığı tüm vücut titreşimine maruziyet söz konusu olduğu zaman meydana gelir. Tipik değişiklikler bir ürkme cevabı gibidir (artan kalp atım hızı) maruziyetin devam etmesi ile hızlı bir şeklide normale döner. Fakat diğer reaksiyonlar hem ilerler hem de gelişir. İkinci olarak bahsedilen durum, titreşimin tüm karakteristiklerine bağlıdır. Bunlara örnek olarak, kişisel özellikler, titreşim çeşidi, titreşimin ekseni, ivmenin büyüklüğü verilebilir. Çalışma şartlan altındaki fizyolojik fonksiyonlardaki değişiklikler, sıklıkla direk olarak titreşimle ilişkili olmayabilir. Çünkü titreşim diğer faktörlerle birlikte (yüksek mental gayret, gürültü ve toksik maddeler) daha etkili olabilir.
Tüm vücut titreşimi, insan vücudunun pasif suni bir hareketine sebep olur. Bu durum titreşimin meydana getirdiği gidip gelme hareketinden temel olarak farklıdır.
Tüm vücut titreşimi sebebi ile vestibüler fonksiyonlardaki değişikliklerin, postür düzenlenmesinin etkilenmesinde temel teşkil ettiği iddia edilmektedir. Vestibüler fonksiyonlardaki değişliklerin tüm vücut rezonansı yakınında veya çok düşük frekanslara sahip maruziyetler için anlamlı şekilde arttığı görülmektedir.
Gürültüye ve tüm vücut titreşimine süreli ve sürekli maruziyetlerde yapılan araştırmalarda,
işitme üzerinde küçük etkiye sahip olan şeyin titreşim olduğu öne sürülmüştür. Eğilim olarak yüksek yoğunlukta 4 ve 5 hz arasında tüm vücut titreşimi geçici eşik değişmeleri ile ilişkilidir. Buna ilave olarak geçici eşik değişmelerinin tüm vücut titreşiminin yüksek dozları ile ilişkili olarak arttığı görülmektedir, impulsiv dikey ve yatay titreşimler beyin potansiyellerini uyarmaktadır. İnsan merkezi sinir sistemindeki değişiklikler, işitsel uyarılmış beyin potansiyelleri kullanılarak teşhis edilebilmektedir. Bu etkiler gürültü gibi diğer çevresel faktörler tarafından etkilenebilmektedir (görev zorluğu, kişilerin ruhsal durumu, uyaranlara doğru dikkatin derecesi ve uyarılma gibi).
Epidemiyolojik çalışmalar tüm vücut titreşimine yoğun şekilde maruz olan işçilerin omurgaları için artan bir sağlık riskini' göstermektedir. Çeşitli araştırıcılar tüm vücut titreşimine yoğun şeklide maruziyetin bel ağrısındaki artışa ve omurgadaki olumsuz etkilere sebep olduğu konusunda hemfikirdir.
Bel ağrısındaki artış, vertebra ve disklerde primer dejeneratif değişiklikler sonucu meydana
gelmektedir. Vertebral kolonun lumbar kısmı sıklıkla etkilenen bölge olduğu bulunmuştur.
Bunu torasik bölge izlemektedir. Servikal bölgedeki rahatsızlıklar ise birçok araştırıcı tarafından bulunmuştur.
Bunun sebebi ise titreşimden daha ziyade arzu edilmeyen postürel bir duruşun sebep olduğu
düşünülmektedir. Bu hipotez için tartışma götüren bir delil olmasına rağmen, sadece birkaç çalışmada kaslara ait bir yetersizlik bulunmuş ve sırt kaslarının fonksiyonlarına dikkat çekilmiştir. Bazı çalışmalar, lumbar disklerin dislokasyonunda yüksek riski göstermiştir.
Birçok kesitsel çalışmada helikopter pilotlarında ve sürücülerde daha fazla bel ağrısı gözlenmiştir. Helikopter pilotları ve profesyonel araç sürücülerinde sırt rahatsızlıkları önemli bir faktördür, intervertébral disk hastalıkları nedeniyle uzun süreli hastalık izinleri ve malulen
emeklilikteki artış vinç ve traktör sürücüleri arasında gözlenmektedir. Epidemiyolojik çalışmalardaki maruziyet şartları üzerinde eksik veya tamamlanmamış dataların olması, kesin maruziyet ilişkisi henüz elde edilememiştir. Mevcut olan datalar ise omurga rahatsızlıklarının önlenmesinde güvenilir olabilen yan etki seviyelerinin gerçekleştirilmesine müsaade etmemektedir. Güncel ISO 2631 standartlarının maruziyet limitlerine yakın değerlerde uzun yıllar süren maruziyetler risksiz değildir. Her ne kadar çalışmaların çoğunluğunda bir ilişki tespit etmenin zorluğuna rağmen bazı bulgular artan maruziyet süresi ile artan sağlık risklerini göstermektedir.
Teorik yaklaşımlar maruziyet esnasında yüksek geçişme ile omurga üzerindeki zararlı etkileri açıklamışlardır. ISO 2631 standardı olarak bir titreşim dozu hesaplamaya yarayan metot, yüksek tepe ivmelerini ihtiva eden tüm vücut titreşimlerine maruziyetler için şüphelidir. Titreşim frekansına bağlı olan tüm vücut titreşimi uzun süreli farklı etkileri henüz epidemiyolojik çalışmalar ile açıklanamamıştır. 40-50 hz arasmda tüm vücut titreşimi ayaklar boyunca ayakta duran bir kişiye uygulandığı zaman ayak kemiklerinde dejeneratif değişiklikler gözlenmiştir. Dejeneratif spinal rahatsızlıkların pevalansının titreşime maruz olan işçilerde daha yüksek oluşu, maruz olmayan grupta daha az gözlenmesi, mesleksel etijolojinin baskın olduğunu göstermektedir. Epidemiyolojik çalışmalar tüm vücut titreşiminin, diğer sağlık risklerine katkıda bulunan etkenler içinde bulunan bir faktör olduğunu göstermiştir. Gürültü, yüksek mental gerginlik ve vardiyalı çalışma sağlık ile ilgili hastalıklarla ilişkili faktörlere örmek olarak verilebilir. Diğer vücut ile ilgili sistemlerin hastalıkları üzerindeki araştırmaların sonuçları çoğunlukla çelişkilidir veya vibrasyonun büyüklüğü üzerindeki patolojilerin prevalansına bağlı olarak bir çelişki göstermektedir (Düşük yoğunluktaki maruziyetlerde yan etkilerdeki yüksek prevalans gibi).
40 hz den daha yüksek frekanslarda tüm vücut titreşimine maruziyet merkezi sinir sistemi rahatsızlıklarına sebebiyet verebilir. 20 hz altındaki maruziyetlerde ise yapılan araştırmaların
sonuçları çelişkili olarak verilmektedir. Bazı çalışmalarda ise sadece baş ağrısı ve non spesifik şikayetlerin arttığı belirtilmiştir. Bazı çalışmalarda ise vestibüler şikayetlerin, baş dönmesi şikayetlerinin fazla olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte tüm vücut titreşimi ve merkezi sinir sistemi veya vestibüler sistemler arasındaki sebepsel bağlantı olup olmadığı konusu halen şüpheli kalmaktadır. Çünkü yorgunluk etkileri ilişkileri tespit edilmiştir.
Dolaşım ve Sindirim Sistemi
Tüm vücut titreşimine maruz olan işçiler arasında dolaşım sistemi rahatsızlıkları 4 ana
grupta toplanabilir.
1) Bacak venlerinde varikosel
2) Periferal hastalıklar
3) İskemik kalp hastalıkları ve hipertansiyon
4) Nörovasküler değişiklikler.
Maruz olan işçilerde sindirim sistemimin çeşitli hastalıklarının yüksek oranlarda gözlenmesi konusunda tüm araştırıcılar tüm vücut titreşimi konusunda hemfikirdir. Tüm vücut titreşimi bunlar için bir sebeptir, fakat en önemli bir faktör değildir. Artan düşük riskleri menstürel rahatsızlıklar duruş anomalileri tüm vücut titreşimine uzun süre maruziyetin etkisi olarak düşünülmektedir. Bu yüksek sağlık risklerinden korunmak için güvenli bir maruziyet limiti literatürden çıkartılamamaktadır. Kişisel hassasiyet, ve bu hassasiyetin geçici değişiklikleri bu etkileri tayin etmede yardımcı olmaktadır. Mevcut literatürde bazı hayvan deneyleri ile tüm vücut titreşiminin hayvan fetüsünde zararlı etkileri olduğu bildirilmesine rağmen, insan fetüsü üzerinde tüm vücut titreşiminin zararlı bir etkisi henüz açıklanmamıştır. Erkek üreme sistemi hastalıkları oluşmasında çelişkili sonuçlar açıklanmıştır. Bazı çalışmalarda yüksek prostatit insidansi gözlenmiştir.
Standartlar
Tüm vücut titreşiminin meydana getirdiği hastalıkları önlemek için tam bir limit verilmemektedir. Fakat titreşimin şiddeti ve miktarını belirlemek için faydalı bir metot ISO 2631 de maruziyet limiti olarak tanımlamıştır. İnsanın tüm vücut titreşimine maruz kalmasının ISO değerlendirmesi.
İnsan vücudu üzerinde titreşimsel çevrenin etkisinin değerlendirilmesinde düşünülmesi gereken 4 önemli fiziksel faktör vardır.
Bu faktörler :
• Titreşimin çeşitli frekanslarında oluşan eşdeğer ivme değeri
• Titreşimin vibrasyonun etkileme yönü
• Titreşimin maruziyet süresi
• Titreşimin frekansı dır.
Tüm vücut titreşimi için ISO 2631 standardı değişik durumlarda titreşimin değerlendirilmesi için kullanılmak üzere üç ana insan kriteri ayırmıştır. Bu kriterler:
1) İş veriminin korunması
2) Sağlık veya güvenliğin korunması için titreşim maruziyet limitleri
3) Konforun korunması için azalan konfor sınırları'dır.
Bu üç kritere göre tavsiye edilen maruz kalma limitleri yatay eşdeğer ivme değeri (ax ve ay)
ve dikey eşdeğer ivme değeri az için tanımlanmıştır. Üç kriterde RMS ivme değeri ile ölçülen
titreşimin frekansı ile izin verilen maruz kalma süresi arasındaki ilişkiyi kurar.


Yüksek titreşim dozları ciddi konforsuzluğa ağrıya ve hasara sebep olur. titreşim doz değeri bu semptomlara sebep olabilen titreşim maruziyetinin şiddetini gösterir. Bununla birlikte titreşim doz değerleri ve hasar riski arasında tam bir ilişkiyi düşündüren bir konsensüs yoktur. Yüksek titreşim doz değerlerinde, maruz olan kişilerin uyumu ilk olarak düşünülmesi ve yeterli güvenlik önlemlerinin dizaynı gerekir. Sürekli maruz olan kişilerin düzenli periyodik muayeneleri göz önünde bulundurulmalıdır.
Titreşim Ölçümleri , Titreşim Maruziyet Değerlendirilmesi ve Titreşimden Korunma
Tüm vücut titreşimi, Titreşim kaynağı ve vücut arasında ölçülmelidir. Titreşim bazen oturma yerinin arkasında sırt ile arkalık arasında ve el ile ayaklar arasında da ölçülebilir. Kişinin ortalama maruziyetinden daha ziyade toplam maruziyeti kabul edilir. Bu çok önemli bir konudur ve uygun şekilde ölçülmesi gereklidir. Buna ilave olarak güncel standartlara göre ölçülen titreşimin değerlendirilmesi, titreşim frekans spektrumu, titreşim maruziyetin diğer karakteristikleri ve farklı eksenlerdeki büyüklükler, günlük ve ömür boyu maruziyet sürelerinin belirtilmesi tavsiye edilir. Diğer çevresel yan etkileri varlığı özellikle oturma postürü göz önünde bulundurulmalıdır.
Her nerede olursa olsun titreşimin kaynağında azaltılması tercih edilmelidir. Kaynakta azaltma işlemi seyahat aralarında hızın azaltılması veya özel bir dizayn ile titreşimlerin azaltılmasını gerektirir. Operatörlere titreşim geçişini azaltan diğer metotlar titreşim çevresinin karakteristiklerini anlamaya vücuda titreşim geçişinin yönünün bilinmesini gerektirir. Oturma yerleri titreşimi azaltacak yönde dizayn edilmelidir. Çoğu oturma yerleri düşük frekanslarda bir rezonans gösterir ve buda yerdekinden daha fazla bir titreşimin oturma yerinde dikey titreşim ile sonuçlanmasına neden olur. Titreşen bir yüzey üzerinde gerekli olan süreden daha uzun süre kalınmaması ve eğer mümkünse makine kontrolünün titreşen yüzeye kısa mesafe uzaktan yapılması gereklidir. Oturma yerlerinde yaygın olan frekans bölgesi 4 hz lik frekans bölgesindedir. Oturma yerinin yastıkla desteklenmesi sönümlemeyi arttırır ve rezonansın amplifıkasyonunu azaltır, fakat yüksek frekansların geçişmesine neden olur. Oturma yerinde titreşim, %100 den fazla bir değeri gösteriyorsa kötü bir izolasyonu göstermektedir, %100 den az değer gösteren koltuk bazı faydalı zayıflamalar sağlamıştır. Ayrı bir süspansiyon mekanizması ile koltukları oturma yerlerinin altında sağlanmalıdır. Bu koltuklar bazı yol araçlarında kullanılmaktadır. En düşük rezonans frekansına sahip, yaklaşık olarak 3 hz civarında titreşim frekansını zayıflatabilecek şekilde dizayn edilmeleri gereklidir. Çalışanların tüm vücut titreşimine maruz olduğu zaman düşünülmesi gereken koruyucu önlemler ve yapılması gereken faaliyetler.
Çalışma Grupları
Yönetim
• Tıbbi ve teknik yardım arama
• Maruz kalan kişilerin uyarılması
• Maruz kalan kişilerin eğitimi
• Maruziyet sürelerinin yeniden gözden geçirilmesi
• Maruziyetten uzaklaştırma ile ilgili politikalara sahip olma çabaları
Makine Üreticileri
• Titreşim ölçümü
• Tüm vücut titreşimini mimimize etmek için dizaynlar
• Optimum süspansiyon dizaynları
• Optimum oturma dinamikleri
• İyi bir postür sağlamak için dizaynların kullanımı
• Makine bakımları için rehber
• Oturma yerlerinin bakımları için rehber
• Tehlikeli titreşimlerin uyarılmasının sağlanması
İşyerindeki Teknisyen ve Mühendisler
• Titreşim maruziyetleri ölçümü
• Uygun makinelerin sağlanması
• İyi bir sönümlemeyi sağlayan uygun koltukların seçimi
. Makine bakımları
. Yönetimin bilgilendirilmesi
İşyeri Hekimleri
• İşe giriş muayeneleri
• Periyodik muayeneler
Tüm belirti ve şikayetlerin kayıtları
• Belirli eğilimleri olan işçileri uyarılması
• Maruziyet sonuçlan ile ilgili tavsiyelerin yönetime verilmesi
Çalışan Kişiler
• Uygun makinelerin kullanımı
• Gereksiz titreşim maruziyetindan kaçma
• Oturma koltuklarının uygun ayarlanıp ayarlanmadığının kontrolü
• Uygun oturma pozisyonuna adaptasyon
• Makine koşullarının kontrol edilmesi
• Titreşim problemleri için yetkili kişileri bilgi verilmesi
• Belirtiler görüldüğü zaman uygun tıbbi yardım aranması
• Konu ile ilgili hastalıklar ile işverenin bilgilendirilmesi.



Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:
ÇALIŞANLARIN TİTREŞİMLE İLGİLİ RİSKLERDEN
KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, çalışanların mekanik titreşime maruz kalmaları sonucu oluşabilecek sağlık ve güvenlik risklerinden korunmalarını sağlamak için asgari gereklilikleri belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki işyerlerinde uygulanır.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik,
a) 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 30 uncu maddesine dayanılarak,
b) 25/6/2002 tarihli ve 2002/44/EC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Direktifine paralel olarak,
hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Bütün vücut titreşimi: Vücudun tümüne aktarıldığında, çalışanın sağlık ve güvenliği için risk oluşturan,özellikle de bel bölgesinde rahatsızlık ve omurgada travmaya yol açan mekanik titreşimi,
b) El-kol titreşimi: İnsanda el-kol sistemine aktarıldığında, çalışanın sağlık ve güvenliği için risk oluşturan veözellikle de damar, kemik, eklem, sinir ve kas bozukluklarına yol açan mekanik titreşimi,
c) Maruziyet eylem değeri: Aşıldığı durumda, çalışanın titreşime maruziyetinden kaynaklanabilecek risklerin kontrol altına alınmasını gerektiren değeri,
ç) Maruziyet sınır değeri: Çalışanların bu değer üzerinde bir titreşime kesinlikle maruz kalmaması gereken değeri,
ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM
Maruziyet Sınır Değerleri ve Maruziyet Eylem Değerleri
Maruziyet sınır değerleri ve maruziyet eylem değerleri
MADDE 5 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanması bakımından, maruziyet sınır değerleri ve maruziyet eylem değerleri aşağıda verilmiştir:
a) El-kol titreşimi için;
1) Sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet sınır değeri: 5 m/s2.
2) Sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet eylem değeri: 2,5 m/s2.
b) Bütün vücut titreşimi için;
1) Sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet sınır değeri: 1,15 m/s2.
2) Sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet eylem değeri: 0,5 m/s2.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşverenin Yükümlülükleri
Maruziyetin belirlenmesi
MADDE 6 – (1) İşveren, çalışanların maruz kaldığı mekanik titreşim düzeyini, işyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesinde ele alır, gerekiyor ise ölçümler yaptırarak mekanik titreşime maruziyeti belirler. Bu ölçümler,20/08/2013 tarihli ve 28741 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizi Yapan LaboratuvarlarHakkında Yönetmeliğe göre yapılır.
(2) Çalışanın el-kol titreşimine maruziyetinin ölçümü, Ek-1’deki ve bütün vücut titreşimine maruziyetinin ölçümüEk-2’deki 2 nci maddeye uygun olarak yapılır.
(3) Mekanik titreşime maruziyet düzeyi değerlendirilirken aşağıdakiler dikkate alınır:
a) Kullanılan ekipmanla yapılan çalışmalardan elde edilen gözlem sonuçları.
b) Ekipmanın üreticisinden elde edilecek bilgi de dahil olmak üzere, ekipmanda veya ekipmanın kullanıldığı özel koşullarda oluşabilecek titreşimin büyüklüğü hakkındaki bilgiler.
(4) Üçüncü fıkradaki değerlendirme özel aygıt ve uygun yöntem kullanılarak yapılacak ölçüm yerine geçmez.
(5) Değerlendirme ve ölçüm sonuçları, gerektiğinde kullanılmak ve denetimlerde gösterilmek üzere uygun birşekilde saklanır.
Risk değerlendirmesi
MADDE 7 – (1) İşveren; 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe giren İşSağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği uyarınca işyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesinde, mekanik titreşimden kaynaklanabilecek riskleri değerlendirirken aşağıda belirtilen hususlara özel önem verir;
a) Aralıklı titreşim veya tekrarlanan şoklara maruziyet de dahil maruziyetin türü, düzeyi ve süresine,
b) Maruziyet sınır değerleri ve maruziyet eylem değerlerine,
c) Başta özel politika gerektiren gruplar ile kadın çalışanlar olmak üzere tüm çalışanların sağlık ve güvenliklerine olan etkilerine,
ç) Mekanik titreşim ile çalışma ortamı arasındaki veya mekanik titreşim ile diğer iş ekipmanları arasındaki etkileşimlerin, çalışanların sağlık ve güvenliğine olan dolaylı etkisine,
d) İş ekipmanlarının mekanik titreşim düzeyi hakkında, ilgili mevzuat uyarınca imalatçılardan sağlanan bilgilere,
e) Mekanik titreşime maruziyet düzeyini azaltacak şekilde tasarlanmış alternatif bir iş ekipmanının bulunup bulunmadığına,
f) Bütün vücut titreşimine maruziyetin, işverenin sorumluluğundaki normal çalışma saatleri dışında da devam edip etmediğine,
g) Düşük sıcaklık gibi özel çalışma koşullarına,
ğ) Sağlık gözetiminden elde edilen uygun en güncel bilgilere.
Maruziyetin önlenmesi veya azaltılması
MADDE 8 – (1) Riskler ile kaynağında mücadelenin uygulanabilirliği ve teknik gelişmeler dikkate alınarak, mekanik titreşime maruziyetten kaynaklanabilecek riskler kaynağında yok edilir veya en aza indirilir.
(2) Maruziyetin önlenmesi veya azaltılmasında 6331 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yer alan risklerden korunma ilkelerine uyulur.
(3) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen maruziyet eylem değerlerinin aşıldığının tespit edilmesi halinde; işveren, mekanik titreşime ve yol açabileceği risklere maruziyeti en aza indirmek için özellikle aşağıdaki hususları dikkate alarak teknik ve organizasyona yönelik önlemleri içeren bir eylem planı oluşturur ve uygulamaya koyar:
a) Mekanik titreşime maruziyeti azaltan başka çalışma yöntemlerini seçmek.
b) Yapılan iş göz önünde bulundurularak, mümkün olan en düşük düzeyde titreşim oluşturan, ergonomik tasarlanmış uygun iş ekipmanını seçmek.
c) Titreşime maruziyeti azaltmak için bütün vücut titreşimini etkili bir biçimde azaltan oturma yerleri, el-kol sistemine aktarılan titreşimi azaltan el tutma yerleri ve benzeri yardımcı ekipman sağlamak.
ç) İşyeri, işyeri sistemleri ve iş ekipmanları için uygun bakım programları uygulamak.
d) İşyerini ve çalışma ortamını uygun şekilde tasarlamak ve düzenlemek.
e) Mekanik titreşime maruziyetlerini azaltmak amacıyla, iş ekipmanını doğru ve güvenli bir şekilde kullanmalarıiçin çalışanlara gerekli bilgi ve eğitimi vermek.
f) Maruziyet süresi ve düzeyini sınırlandırmak.
g) Yeterli dinlenme aralarıyla çalışma sürelerini düzenlemek.
ğ) Mekanik titreşime maruz kalan çalışana soğuktan ve nemden koruyacak giysi sağlamak.
(4) İşveren; bu Yönetmeliğe göre alınacak önlemlerin, 6331 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca özel politika gerektiren gruplar ile kadın çalışanların durumlarına uygun olmasını sağlar.
Maruziyetin sınırlandırılması
MADDE 9 – (1) Çalışanın maruziyeti, hiçbir koşulda bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen maruziyetsınır değerlerini aşmayacaktır. Bu Yönetmelikte belirtilen tüm kontrol tedbirlerinin alınmasına rağmen, maruziyet sınır değerinin aşıldığının tespit edildiği durumlarda, işveren;
a) Maruziyeti, maruziyet sınır değerinin altına indirmek üzere gerekli olan tedbirleri derhal alır.
b) Maruziyet sınır değerinin aşılmasının nedenlerini belirler ve bunun tekrarını önlemek amacıyla, koruma veönlemeye yönelik gerekli tedbirleri alır.
Çalışanların bilgilendirilmesi ve eğitimi
MADDE 10 – (1) İşveren; işyerinde mekanik titreşime maruz kalan çalışanların veya temsilcilerinin, işyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesi sonuçları ve özellikle de aşağıdaki konularda bilgilendirilmelerini ve eğitilmelerini sağlar;
a) Mekanik titreşimden kaynaklanabilecek riskleri önlemek veya en aza indirmek amacıyla alınan önlemler,
b) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen maruziyet sınır değerleri ve maruziyet eylem değerleri,
c) Mekanik titreşimden kaynaklanabilecek risklerin değerlendirilmesi ve ölçüm sonuçları ile kullanılan işekipmanlarından kaynaklanabilecek yaralanmalar,
ç) Mekanik titreşime bağlı yaralanma belirtilerinin niçin ve nasıl tespit edileceği ve bildirileceği,
d) İlgili mevzuata göre, çalışanların hangi şartlarda sağlık gözetimine tabi tutulacağı,
e) Mekanik titreşime maruziyeti en aza indirecek güvenli çalışma uygulamaları.
Çalışanların görüşlerinin alınması ve katılımlarının sağlanması
MADDE 11 – (1) İşveren, 6331 sayılı Kanuna göre bu Yönetmeliğin kapsadığı konular ile ilgili çalışanların veya temsilcilerinin görüşlerini alır ve katılımlarını sağlar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Sağlık Gözetimi ve Özel Koşullar
Sağlık gözetimi
MADDE 12 – (1) Mekanik titreşime maruziyet sonucu ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının önlenmesi ve erken tanı amacıyla, işveren;
a) Çalışanların aşağıdaki koşullarda sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar:
1) 6331 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ve ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken durumlarda.
2) İşyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesi sonuçlarına göre gerektirmesi halinde.
3) Bu Yönetmelikte belirtilen maruziyet eylem değerlerini aşan mekanik titreşime maruziyetin olduğu her durumda.
b) Sağlık gözetimi sonuçlarını dikkate alarak, gerekli koruyucu önlemleri alır.
(2) Sağlık gözetimi, aşağıdakilere uygun olarak yürütülür;
a) Sağlığa zararlı bir etki ya da belirli bir hastalık ile maruziyet arasında bir ilişki olduğu tespit edilebildiği durumlarda çalışanların titreşime maruziyeti,
b) Hastalığın veya etkilenmenin çalışanın özel çalışma koşullarından ortaya çıkma ihtimalinin olması,
c) Hastalık veya etkilenmenin saptanması için geçerli yöntemlerin bulunduğu durumlar.
(3) Sağlık gözetimi sonucunda, çalışanda mekanik titreşime maruz kalmanın sonucu olarak tanımlanabilir bir hastalık veya olumsuz bir sağlık etkisi saptanması halinde:
a) Çalışan, işyeri hekimi tarafından kendisi ile ilgili sonuçlar hakkında bilgilendirilir. Çalışanların özellikle,maruziyetin sona ermesinin ardından yapılacak sağlık gözetimi ile ilgili bilgi ve önerileri alması sağlanır.
b) İşveren, tıbbi gizlilik dikkate alınarak, sağlık gözetiminde saptanan dikkate değer bulgular hakkında bilgilendirilir.
c) İşveren;
1) İşyerinde yapılan risk değerlendirmesini gözden geçirir,
2) Riskleri önlemek veya azaltmak için alınan önlemleri gözden geçirir,
3) Çalışanın titreşime maruz kalmayacağı başka bir işte görevlendirilmesi de dahil, riskleri önlemek veya azaltmak için gerekli tüm tedbirleri alır,
4) Benzer biçimde maruz kalan çalışanların sağlık durumunun gözden geçirilmesi için düzenli bir sağlık gözetiminin uygulanmasını sağlar. Böyle durumlarda işyeri hekimi, maruz kalan çalışanlar için tıbbi muayene isteyebilir.
Özel koşullar
MADDE 13 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanması bakımından özel koşullar aşağıda belirtilmiştir:
a) Deniz ve hava taşımacılığında; çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunmasıyla ilgili genel ilkelere uyulmasıkoşuluyla, bütün vücut titreşimi bakımından, işin ve işyerinin özellikleri açısından, alınan tüm teknik ve idari önlemlere rağmen maruziyet sınır değerlerine uyulmasının mümkün olmadığı koşullarda, bu Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uygulanmaz.
b) Çalışanın mekanik titreşim maruziyetinin genellikle 5 inci maddede belirtilen maruziyet eylem değerlerinin altında olduğu ama zaman zaman belirgin değişiklikler gösterdiği ve maruziyet sınır değerini aştığı durumlarda, bu Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uygulanmaz. Bu durumda; 40 saatlik ortalama maruziyet değeri, maruziyet sınır değerinden düşük olmalı ve çalışma ortamındaki farklı kaynakların neden olacağı toplam riskin, maruziyet sınır değerine ulaşıldığında oluşabilecek riskten daha az olduğu kanıtlanmalıdır.
c) Yukarıda (a) ve (b) bentlerinde belirtilen uygulamaya, özel koşullar dikkate alınarak ortaya çıkan risklerin en aza indirildiğinin ve ilgili çalışanların uygun sağlık gözetimine tabi tutulduklarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıiş müfettişlerince tespit edilmesi halinde dört yıl için izin verilebilir. Mevcut durum, iyileştirici koşullar en kısa sürede sağlanarak ortadan kaldırılır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Yürürlükten kaldırılan yönetmelik
MADDE 14 – (1) 23/12/2003 tarihli ve 25325 sayılı Resmî Gazete`de yayımlanan Titreşim Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
MADDE 15 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 16 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.


EK 1
EL – KOL TİTREŞİMİ
1. Maruziyetin değerlendirilmesi
El-kol titreşiminde maruziyet düzeyinin değerlendirilmesi sekiz saatlik bir referans döneme A(8) normalize edilen günlük maruziyet değerinin hesaplanmasına dayalı olarak, frekans ağırlıklı ivme değerlerinin karelerinin toplamının (rms) (toplam değer) kare kökü olarak ifade edilen, TS EN ISO 5349-1 “Mekanik Titreşim – Kişilerin Maruz KaldığıElle İletilen Titreşimin Ölçülmesi ve Değerlendirilmesi-Bölüm 1: Genel Kurallar” ile TS EN ISO 5349-2 “Mekanik Titreşim – Kişilerin Maruz Kaldığı, Elden Vücuda İletilen Titreşimin Ölçülmesi ve Değerlendirilmesi – Bölüm 2:İşyerlerinde Ölçme Yapmak için Pratik Kılavuz” standartlarına ve bu standartların en güncel hallerine göre yapılır.
2. Ölçüm
Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesine göre yapılan ölçümde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Kullanılan yöntemler mekanik titreşime maruz kalan çalışanların kişisel maruziyetini belirleyebilecek nitelikte olacaktır.
b) TS EN ISO 5349-1 ve 2 standartlarına ve bu standartların en güncel hallerine göre, kullanılan cihazlar ve yöntemler, ölçülecek mekanik titreşimin karakteristiğine, çevresel etkilere ve ölçüm aygıtlarının özelliklerine uyumlu olacaktır.
c) Çift elle kullanılan aygıtlarda, ölçümler her el için ayrı ayrı yapılacaktır. Maruziyet, her iki eldeki en yüksek değer esas alınarak belirlenecek ve diğer el ile ilgili bilgiler de verilecektir.
3. Etkileşim
Mekanik titreşim, elle yapılan ölçümleri veya göstergelerin okunmasını etkiliyor ise bu Yönetmeliğin 7 ncimaddesi birinci fıkrasının (ç) bendi dikkate alınacaktır.
4. Dolaylı riskler
Mekanik titreşim özellikle yapıların dayanıklılığını veya bağlantı yerlerinin güvenliğini etkiliyor ise bu Yönetmeliğin 7 nci maddesi birinci fıkrasının (ç) bendi dikkate alınacaktır.
5. Kişisel koruyucular
El-kol titreşimine karşı kullanılan kişisel koruyucu donanım, bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinin üçüncüfıkrasında belirtilen önlemler ile ilgili eylem planına dahil edilebilir.





EK 2
BÜTÜN VÜCUT TİTREŞİMİ
1. Maruziyet değerlendirmesi
Bütün vücut titreşiminde maruziyet düzeyinin değerlendirilmesi, günlük maruziyet değerinin hesaplanmasına dayalı olarak sekiz saatlik dönemde A(8) sürekli ivme eşdeğeri cinsinden tanımlanan en yüksek (rms) değeri olarak hesaplanan, TS EN 1032+A1:2011 “Mekanik Titreşim – Titreşim Emisyon Değerinin Belirlenmesi Amacıyla Hareketli Makinelerin Deneye Tabi Tutulması” ile TS ISO 2631-1 “Mekanik Titreşim ve Şok-Tüm Vücut Titreşime Maruz Kalma Değerlendirilmesi-Bölüm 1:Genel Kurallar” standartlarına ve bu standartların en güncel hallerine göre yapılır.
Deniz taşımacılığında, 1 Hz`in üzerindeki titreşimler değerlendirmeye alınacaktır.
2. Ölçüm
Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesine göre yapılan ölçümde kullanılan yöntemler, söz konusu mekanik titreşime maruz kalan çalışanların kişisel maruziyetini belirleyebilecek nitelikte olacaktır. Kullanılan yöntemler; ölçülecek mekanik titreşimin özelliklerine, çevresel etkilere ve ölçüm aygıtlarının özelliklerine uygun olacaktır.
3. Etkileşim
Mekanik titreşim, elle yapılan ölçümleri veya göstergelerin okunmasını etkiliyor ise bu Yönetmeliğin 7 ncimaddesi birinci fıkrasının (ç) bendi dikkate alınacaktır.
4. Dolaylı riskler
Mekanik titreşim özellikle yapıların dayanıklılığını veya bağlantı yerlerinin güvenliğini etkiliyor ise bu Yönetmeliğin 7 nci maddesi birinci fıkrasının (ç) bendi dikkate alınacaktır.
5. Maruziyetin kapsamı
Özellikle, yapılan işin doğası gereği çalışanın, işverenin gözetimindeki dinlenme tesislerinden yararlandığıyerlerde, bu Yönetmeliğin 7 nci maddesi birinci fıkrasının (f) bendi uygulanacaktır. Bu tesislerdeki bütün vücut titreşimi, "zorunlu haller" dışında kullanım amaçlarına ve koşullarına uygun düzeye indirilecektir.